Anadolu Kanyon İhtisas Spor Kulübü Derneği (ACC)

TÜRKİYE SPORTİF KANYONLARININ SINIFLANDIRILMASI

TÜRKİYE SPORTİF KANYONLARININ SINIFLANDIRILMASI

 

Erdal Bayraktar, İsmail Kılınç, Fedai Erkocaoğlu

 

Özet: Türkiye’de kanyon sporuna ilgi son yıllarda diğer doğa sporlarının gelişmesi ve sosyal medyanın da etkisi ile artış göstermiştir. Ülkemizde keşfedilmiş yüzlerce sportif kanyon ile birlikte keşfedilmeyi bekleyen çok sayıda kanyon bulunmaktadır. Kanyon sporunun gelişmesi ile birlikte bu spora ilgi gösteren dernek ve grupların sayısı da artmaktadır. Diğer ülkelerde kanyon sporuna ülkemizdekinden çok daha önce başlanmış ve kanyonların zorluk derecesi ile ilgili çeşitli sınıflandırmalar yapılmıştır. Bununla birlikte ülkelerin coğrafi özelliklerine ve kanyon organizasyonlarının tercihlerine göre kanyonların sınıflandırılması farklılık göstermektedir. Bu çalışmada ülkemizde çoğu kanyonun keşfini yapan kanyon sporcularının tecrübeleri ile birlikte diğer ülkelerdeki sınıflandırma sistemleri incelenerek Türkiye’deki kanyonların zorluk derecelerine göre sınıflandırılması yapılmaktadır. Bu çalışma ile ülkemizde farklı zorluk derecesinde kanyonlar olduğu belli başlı kanyonların derecelendirmesi yapılarak tespit edilmiş, bu sayede yerli ve yabancı kanyon sporcuları için referans alınabilecek bir kaynak oluşturulmuştur.

Anahtar Kelimeler: Kanyon, Kanyoncu, Kanyonculuk, FFME, ACA

 

1. AMAÇ

Kanyon derin, dar, vadiler veya suyun da şekillendirmiş olduğu dik yamaçlı uçurumlar şeklindeki coğrafi oluşumlardır [1] Türk Dil Kurumunda kanyonun tanımı “Bir akarsuyun kalkerli bir alanda oyarak oluşturduğu, bir kıvrımı keserek iki yandaki çukurlukları birleştiren, dar ve boğaz biçimindeki vadi, dar boğaz, kapuz, kısık, klüz” olarak yer alır. “Kanyonculuk” ise “Kanyonda belirlenmiş bir noktadan başka bir noktaya ulaşmak üzere yürüyüş, kampçılık, yüzme, kaya tırmanışı vb. sporların tekniklerinin birlikte kullanıldığı doğa sporu” ile ifade edilmekte ve kanyonculuk sporu ile ilgilenen kişilere “Kanyoncu” denilmektedir. [2]. Sportif kanyon geçişi yani kanyonculuk kanyonlarda yürüyüş, tırmanış, atlama, kayma, yüzme ve ip inişi yapılarak bir noktadan girerek başka bir noktadan çıkmayı içermektedir. Bu sportif disiplin, belirli tekniklerle ilgili materyallerin ve bilginin bulundurulmasını gerektirir. Kanyonculuk ABD’de “canyonering” Avrupada ise “canyoning” olarak adlandırılmaktadır.

Avrupada ilk kanyon keşifleri mağaracılığın başladığı 19. yüzyıl sonrasında 1905 yılında Avrupanın en büyük kanyonlarından “Gorges du Verdon” un geçişi ile başlamıştır [3, 4, 5]. 19. yüzyılın sonlarında koşum, iniş aleti gibi modern dağcılık ekipmanlarının kullanımın artması ile birlikte keşfedilen kanyon ve kanyon geçişi yapanları sayısı artış göstermiştir. Amerikada da yine 19. Yüzyıl başlarında ilk kanyon geçişleri gerçekleşmiş ve bu yüzyılın sonlarına doğru kanyonculuk ivme kazanmıştır. Ülkemizde ise teknik malzeme kullanılarak sportif anlamda kanyon geçişleri yani kanyonculuk, KAD’(Kanyon Araştırma Derneği)’ın [6] kurulması ile artış göstermiştir.

Kanyonculuk rekreatif bir doğa sporu olup içerisinde dağcılık, mağaracılık, yüzme, doğa yürüyüşü gibi disiplinleri barındırmaktadır ve bir yarışma sporu olarak nitelendirlmez. Bu sporu yapanlar macera ile haz duygusu yaşamakta ve doğanın güzellikleri ile bir araya gelmektedir. İlk kanyon geçişleri kanyonun keşfi anlamına gelmektedir ve keşif sonucunda keşfi yapılan kanyonun giriş ve çıkış noktaları, irtifa farkı, toplam iniş sayısı, en uzun iniş sayısı, suyun karakteristiği, istasyonların şekli gibi bilgileri içeren bir teknik rapor yayınlanır ve kanyon keşfedilmiş olur.

Bununla birlikte teknik raporların yeterli olmasına rağmen keşfedilen kanyonların ilk bakışta niteliği hakkında bilgi veren bir derecelendirme sistemi faydalı olacaktır. İyi bir derecelendirme sistemi ile kanyonun zorluğu ve güzelliği hakkında fikir sahibi olmak mümkündür.

Kanyonların sınıflandırmasında giriş çıkış arasındaki irtifa farkı, mesafe, acil çıkış olup olmaması, giriş ve çıkış noktalarına ulaşım, kanyon yatağının darlığı, kanyon içinde akan suyun miktarı ve debisi, yapılan ipli inişler, suda yer alan tehlikeler, konaklama sayısı, doğal/yapay istasyon sayısı, kullanılması gereken teknik malzeme miktarı ve niteliği, yatay geçiş ve tırmanış miktarı, suyun sıcaklık derecesi ve suda kalma zamanı, kaya yapısı gibi etmenler etkin rol üstlenmektedir.

Dünyada Fransa, İtalya, İsviçre, Avusturya, Almanya, İspanya, Portekiz, Yeni Zelanda, Slovenya, Yunanistan, Nepal ve Japonya’da yer alan kanyonlarında FFME (Fédération Française de la Montagne et de l’Escalade ve Fédération Française de Spéléologie) derecelendirme sistemi, Amerika, İngiltere, Hong Kong, Nepal ve İran’da ACA (Amerikalı Canyoneering Academy) sistemi Avusturalya ve Güney Afrikada ise kendilerine özel derecelendirme sistemleri kullanılmaktadır. [7]

 

 

Şekil 1. Dünyada Kullanılan Kanyon Derecelendirme Sistemleri

 

Birden fazla ülkede kullanılan FFME ve ACA standartlarının dışındaki standartlardan bir tanesi ülkemizde KAD’ın kullandığı 8 seviyeli ve ara seviyeler de içeren bir derecelendirmedir. Avusturalya 3 seviyeli bir zorluk derecesi ile birlikte iniş mesafesi, sayısı, zamanı, en uzun iniş gibi bilgileri niceliksel olarak da tanımlamaktadır. Güney Afrika’da kullanılan sistem ise FFME’nin biraz değiştirilmiş bir şeklidir.

Bu çalışmada ilerleyen bölümde birden fazla ülkede kullanılan FFME ve ACA sistemleri anlatılmakta, devam eden bölümde ülkemizde önemli bazı kanyonların bu sistemlere göre zorluk dereceleri verilmekte ve son bölümde derecelendirme sistemleri ile ilgili genel bir değerlendirme yapılmaktadır.

2. YAYGIN DERECELENDİRME SİSTEMLERİ

Yaygın kullanılan kanyonların derecelendirme sistemleri kanyon sporu ile ilgili organizasyonların çalışmaları sonucunda standardize edilmiştir. Bu standartların kanyonun yapısını tamamı ile tarif etmesi çok mümkün olmasa da yine de kullanışlı bir sınıflandırma yapması söz konusudur.

Kanyon derecelendirme sistemleri incelendiğinde kaya tırmanışı, buzul/şelale tırmanışı veya spor tırmanış rotalarının zorluk derecelerine benzer bir çizgide olduğu görülebilir. Geleneksel veya spor kaya tırmanış rotalarında rotayı açan kişi zorluk seviyesini de belirler. Bununla birlikte farklı bölgelerdeki eşit zorluktaki kaya tırmanış rotaları farklı karakteristikler içerebilir. Slab bir yüzeyde küçük tutamakların olduğu pozitif eğime sahip bir tırmanış rotasının zorluğu ile negatif yüzeyli ama büyük tutamakların olduğu bir tırmanış rotasının zorluğu aynı verilmiş olabilir. Bu durum incelenen kanyon derecelendirme sistemlerinde dört farklı bakış açısına göre (dikey zorluk, su zorluğu, süre, güzellik) değerlendirme yapıldığı için nispeten daha düzgün yapılabilmektedir.

Derecelendirmeler mevsim şartlarına göre ve derecelendirmeyi yapan keşif ekibinin bakış açısına göre subjektif olabilir. Bu nedenle derecelendirmeler zaman içerisinde değişiklik gösterebilir. Bununla birlikte belirli bir uzmanlıkta ve belirli büyüklükte bir ekibin kanyonu geçmesi varsayılarak derecelendirmeler yapılmıştır. Üst seviye deneyim ve hıza sahip iki kişilik bir ekiple tecrübesiz on kişilik bir ekip için kanyonun geçiş zorluğu ve zamanı aynı olmayacaktır.

2.1 FFME Derecelendirme Sistemi

FFME derecelendirme sistemine göre kanyonlar dikey zorluk (V) 7 seviye, su zorluğu (A) 7 seviye, geçiş zamanı (I-VI) ve opsiyonel olarak kalite (*-****) durumuna göre sınıflandırılmaktadır. Bu sınıflandırmada ön koşul olarak uygun mevsim olduğu ve kanyonda normal seviyede su akışı olduğu varsayılmaktadır. Ayrıca 5 kişilik kanyon derecesine geçecek seviyede tecrübeye sahip ama daha önce bu kanyonu geçmemiş bir ekibin bulunduğu kabul edilir. Suya atlamalar opsiyonel olarak varsayılır. Ekibin gerekli ve yeterli teknik malzemeleri bulundurduğu varsayılır.

Dikey zorluk:

  1. Çok kolay, ipe gerek yok, tırmanış ve iniş bulunmuyor.
  2. Kolay, 10 m’den daha az kolay erişilebilir istasyonlu inişler, kolay tırmanış ve iniş,
  3. Az zor, hafif dikey su akışı, durağan havuzlara inişler, inişler 30 metreden kısa ve istasyonlarda grupların bekleyebileceği kadar alanlar var, hafif tırmanış ve yan geçişler,
  4. Zor, zayıf-orta arası dengeyi bozabilecek veya suya kapılmaya neden olabilecek su akışı, istasyonlara erişim zor veya 30 metreden uzun inişler, peşpeşe dar bekleme alanlarının olduğu inişler, kayanın ipe zarar verebileceği zemin, havuzlarda akıntı, emniyet alma gerektirecek tırmanış ve yan geçişler,
  5. Oldukça zor, orta veya kuvvetli akıntı, akıntıyı geçmek dikkat gerektiriyor, inişte akıntılı havuzlar, kanyon zemini kaygan ve bazı engeller mevcut, ip toplama su içerisinde yapılıyor, tırmanış ve yan geçişler mevcut
  6. Çok zor, kuvvetli veya çok kuvvetli akıntı, sürekli şelaleleler, akıntıda hareket etmek çok zor, zor ve karmaşık istasyonlar, istasyonlara ulaşım zor, zor yan geçişler, emniyet alma gerektiren tırmanışlar-yan geçişler, kanyon zemini kaygan ve hareketli, iniş havuzları turbulanslı ve akıntılı,
  7. Aşırı zor, aşırı kuvvetli akıntı, arada boşluk olmayan peşpeşe şelaleler, akıntıda hareket etmek çok zor ve ip kullanımı teknikleri gerektiriyor, zor tırmanış ve yan geçişler, rota görüş zorluğu ve sık engeller, çok kuvvetli akıntının veya turbulansın olduğu havuzlara inişler, nefesinizi tutmanız gereken kısımlar.

Su Zorluğu:

  1. Su bulunmuyor veya durağan, yüzme gerekmiyor,
  2. Durağan suda 10 m’den daha kısa yüzme, hafif 3 m’den kısa atlayışlar, kısa hafif açılı kaymalar,
  3. 30 m’den kısa durağan suda yüzme, hafif akıntı, 3-5 m arası atlayışlar, uzun veya nispeden dik kaymalar,
  4. Soğuk suda uzun süre kalma durumu, orta seviye akıntı, 5-8 m arası basit atlayışlar, 5 m’den az belirli bir noktaya atlama zorunluluğu, 1 m’den kısa genişlikte veya derinlikte sifonlar, uzun ve dik kaymalar,
  5. Isı kaybına sebep olabilecek kadar uzun soğuk suda kalma, yüzme doğrultusunu etkileyecek kadar kuvvetli akıntı, girdap, kısa sürede kurtulunabilecek kapanlar, 8-10 m arası basit atlayışlar, 5-8 m arası belirli bir noktayı hedeflemeyi gerektiren atlamalar, 2 m’den geniş veya derin sifonlar,
  6. Orta kuvvette belirli bir doğrultuda yüzme gerektiren ve hedefe ulaşmayı zorlaştıran akıntı, girdaplar, belirli bir süre alıkoyan kapanlar, 10-14 m arası basit atlayış, 5-8 m arası belirli bir noktasyı hedeflemeyi gerektiren atlamalar, 3 m sifon, 1 m derinlikte 3 m’ye kadar akıntılı teknik sifon,
  7. Belirli bir hedef ulaşmayı ve yüzmeyi çok zorlaştıran kuvvetli akıntı, girdaplar, uzun süre alıkoyan kapanlar, 14 m’den uzun basit atlayışlar, 10 m’den uzun belirli bir noktayı hedeflemeyi gerektiren atlamalar, 3 m’den uzun ve derin sifonlar, 1 m’den derin, görünmeyen akıntılı teknik sifonlar

Süre:

I. Selden hemen kurtulabilme, 2 saat giriş-çıkış,

II. 15 dakikada selden kurtuluş, 30 dakikadan kısa sürede kaçış, 2-4 saat,

III. 30 dakikada selden kurtuluş, 1 saatten kısa sürede kaçış, 4-8 saat arası giriş-çıkış,

IV. 1 saatten az sürede selden kurtuluş, 2 saatte kaçış, 8 saat-1 gün arası giriş-çıkış,

V. 2 saatten az sürede selden kurtuluş, 4 saatte kaçış, 1-2 gün arası giriş-çıkış,

VI. 2 saatten uzun sürede selden kurtuluş, 4 saatten uzun kaçış, 2 günden uzun giriş-çıkış

Kalite:

*, İnmeye değer kanyon,

**, Birkaç kez girmeye değer kanyon,

***, Kolay erişim, güzellik, eğlence ve zorluk içeren iyi kalite kanyon,

****, Dünya klasmanında kanyon

 

2.2  ACA Kanyon Derecelendirme Sistemi

ACA standardına göre kanyonlar arazi/teknik zorluğa göre 1-4, su hacmi ve akıntıya göre A, B, C (C1, C2, C3, C4), riske P, PG, R, X, XX ve kalma zamanına göre (I-VI), yarık genişliğine ve kaliteye (*-***) göre sınıflandırılmaktadır. Ekibin büyüklüğü 4-6 kişi arası kabul edilir. Ekibin tecrübeli olduğu, orta hızla hareket ettiği, zaman zaman fotoğraf çekimi ve dinlenmelerde bulunduğu varsayılır.

Arazi/Teknik Zorluk: 1. Yürüme, dere yürüyüşü ile geçilebilir, 2. Basit kanyon, ip kullanımı önerilen, aşağı veya yukarı geçilebilen kanyonlar, 3. Orta seviye kanyon, belirgin doğal veya yapay istasyonlar, kazanlar, 4. Zor kanyon, yukarı/aşağı tırmanış gerekir, peşpeşe inişler, kolay bulunmayan doğal istasyonlar, ileri problem çözme ve istasyon kurma tekniği gerektiren

Su: A. Kuru kanyon, B. Sadece havuzlarda su, C. Akıntılı su, C1. Hafif akıntı, C2. Sifon içeren kuvvetli akıntı, C3. Çok kuvvetli akıntı, tehlikeli su, sadece uzmanlar, C4. İyi yüzme yeteneği olan uzmanlar için bile tehlike oluşturabilecek seviyede tehlikeler içeren karmaşık problem çözme yeteneği gerektiren su

Risk: P. Kolay, PG, İlk defa yapanların tek başına yapması önerilmez, R. Başlangıç seviyesinde olanlar için önerilmez, X. Teknikte veya karar vermedeki bir hata ölümcül olabilir. Uzman kanyonculara önerilir, XX. Kesinlikle hayati tehlike içerir

Süre: I-II yarım gün, III-IV bir gün, V bir buçuk gün, VI 2 veya daha fazla gün

Yarık: S2 ortalamanın üzerinde ağırlıkta bir kişi sıkışabilir, S6 özel tırmanış/yan geçiş gerektirir

– Yıldız yok, geçmeye değmez.

*, Bazı güzellikleri var,

**, Oldukça iyi, geçmeye değer,

***, Klasik, gerçekten iyi,

 

3. TÜRKİYEDE YER ALAN BAZI KANYONLARIN SINIFLANDIRILMASI

Kanyon sınıflandırma dereceleri incelendiğinde kanyonların zorluk seviyesine göre derecelendirmesi en uzun ip inişi, sifon tehlikesi olup olmaması, kanyondan çıkış imkanı olup olmaması, giriş ve çıkış arasındaki süre gibi kriterler göz önünde bulundurulduğunda nesnel bir şekilde verilebilir. Kanyon keşfini yapan veya geçişini yapan kanyoncular kanyonun sınıflandırmasını yaparken derecelendirme sistemlerinin kriterlerini gözönünde bulundurabilir. Ayrıca kanyon sınıflandırması için kullanılacak kriterlerin karşılıklarının yer aldığı bir teknik raporu okumak da kanyon derecelendirmesi için yeterli olabilir. Bununla birlikte kanyonun güzelliği nesnel bir kavram olmayıp kişiye göre değişkenlik gösterebilir. Bazı kişiler suyun ve taşların güzelliğinden etkilenirken kimileri geçişi zor teknik kanyonları daha güzel bulabilirler. Bununla birlikte kanyon güzelliğinde suyun temizliği, kanyon duvarlarının dikliği, düzgünlüğü ve yüksekliği, suyun kanyon içerisinde oluşturduğu etkileyici formlar kanyoncular tarafından aranan ortak güzellik kriterleridir.

 

Şekil 2. Valla kanyonundaki bir form ve Avurga kanyonundaki uzun şelale

 

Türkiye’de yer alan bazı kanyonların yaygın kullanılan FFME ve ACA derecelendirme sistemlerine göre sınıflandırılması Tablo 1’de yer almaktadır. Bu listedeki kanyonların her birini en az bir yazar geçmiş bulunmaktadır.

 

Kanyon Adı Bulunduğu İl FFME ACA
Kestel Doğu Kolu Mersin V7 A5 VI *** 4 C4 XX S2 VI ***
Valla Kastamonu V5 A7 VI **** 4 C4 XX VI S2 ***
Kırkurgan Muğla V7 A1 V ** 4 A X **
Horma Kastamonu V4 A4 IV ** 3 C2 R III **
Yenipazar Bilecik V4 A4 IV ** 3 C2 R III **
Yarıkkaya Manisa V3 A1 III * 3 A PG III *
Kaputaş Antalya V3 A2 IV ** 3 A PG III **
Ersizlerdere Kastamonu V2 A2 III ** 3 C1 PG III *
Adaca Bilecik V2 A2 II * 3 C1 PG II *
Zilan Antalya V1 A2 III * 1 C1 PG III *

 

Tablo 1. Türkiyede yer alan bazı kanyonların sınıflandırılması

 

Türkiye’de bulunan kanyonların bazıları yabancı gruplar tarafından farklı sayıda kişilerce geçilmiş ve kendilerince FFME standardına göre derecelendirilmiştir. Bu çalışmalar Tablo 2’de yer almaktadır [8].

 

Kanyon Adı Bulunduğu İl FFME
Ahmetler Antalya V3,a4,V
Göynük Antalya V3,a3,IV
Kuzdere Antalya V3,a3,III
Hacıoğlan Antalya V2,a3,III
Kıbrıs Antalya V4,a4,IV
Kaputaş Antalya V3,a3,IV
Kelebekler Vadisi Muğla  V4,a3,III

Tablo 2. Yabancı geçişi ile değerlendirmesi yapılan bazı kanyonlar

 

Kestel ve Valla kanyonları ACA’da aynı dereceye sahip olmalarına ragmen FFME’de farkılılık göstermekte gerçektede teknik olarak ve görsellik anlamında tamamen farklı karakterler içermektedirler. Valla kanyonu su akışının çok yoğun olduğu, en uzunu 7-8 metrelik sadece iki adet ip inişinin ve suya atlamaların söz konusu olduğu bir kanyondur. Bununla birlikte Valla kanyonunu 5-6 kişilik ilk defa geçecek bir ekibin tahmini 3 günde geçebileceği düşünülmektedir. Bu kanyonda sifonlar ve tehlikeli akıntılar yer almaktadır. Valla kanyonunda 2012 yılında sifona kapılan bir kişi hayatını kaybetmiştir [9]. Kestel kanyonu ise iki koldan oluşmaktadır. İkinci kolun geçişi 2017 yılında yapılmış olup [10] 5 günde geçilmesi öngörülmektedir. Su miktarı Valla kanyonu ile kıyaslanamayacak kadar az olmasına rağmen kanyon içerisinde sifonlar ve uzun inişler yer almaktadır. Kestel kanyonunun ikinci kolunda en uzunu 85 metre olan 60-70 adet ip inişi bulunmaktadır. Derecelendirmesi benzer olan olan Kestel ve Valla kanyonlarında taşıncak teknik malzeme miktarları çok farklıdır.

Derecelendirmesi aynı olan Yenipazar ve Horma kanyonları ise görsel olarak farklılıklar arz etse de taşınacak teknik malzeme miktarı benzerlik göstermektedir. Aynı durum Adaca ve Ersizlerdere kanyonu için de geçerlidir.

Kırkurgan kanyonu ise çok kısa mesafede peşpeşe 50-100 m arası inişlerin olduğu ve bir noktasında oldukça zor bir tırmanış gerektiren çoğu kısmı uçurum formatında olan bir kanyondur. Derecelendirme sisteminde tabloda yer alan kanyonlardan Yarıkkaya kanyonu kendisine en yakın tipte kanyon olarak görünmektedir. Bununla birlikte Yarıkkaya kanyonu ve Kırkurgan kanyonunun görselliği birbirinden oldukça farklıdır.

Yukarıdaki yorumlardan anlaşılacağı üzere kanyon derecelendirme sistemlerinde zorluk seviyesi arttıkça derecelendirme ile kanyonun yapısı hakkında elde edilebilecek fikir ve kullanılması gereken teknik malzeme miktarı öngörüsü azalmaktadır. Kestel ve Valla kanyonları gibi zorluk derecesi yüksek kanyonların keşifleri içerisindeki bilinmezlikler nedeni ile uzun bir araştırma, tekrar tekrar deneme gerektirebilmektedir. Bununla birlikte zorluk derecesi düşük kanyonlar nispeten birbirine yakın karakterler göstermekte ve kullanılacak teknik malzeme miktarları benzeşmektedir.

4. SONUÇ

Ülkemizde kanyonculuk nispeten yeni bir spor olmasına rağmen geçilmiş olan önemli kanyonların uluslararası standartlara uygun olarak derecelendirmesi bu çalışma ile yapılmış olup ilk defa yapılmış olması açısından önem arz etmektedir. Bu çalışma ile uluslararası standartlara uygun verilen derecelendirmeler ile uluslararası kanyoncular kanyonlarımız hakkında doğru fikir sahibi olabilecektir. Ayrıca yabancı sporcuların bu kanyonları keşif ve derecelendirme amaçlı tekrar geçmesine gerek kalmayacaktır.

Kanyonların sınıflandırılması, özellikle su miktarı mevsimlere göre değişken olduğundan ve kanyon içerisi suyun yıkımı nedeni ile değişiklik göstereceğinden derecelendirme sistemleri yanında bir kanyona girmeden önce kanyonların değişik zamanlardaki geçişlerine ilişkin teknik raporların incelenmesi, su miktarının iyi analiz edilmesi önem arz etmektedir.

İncelenen tüm sınıflandırma sistemlerinde bu çalışmayı yapan yazarların derecelendirme sistemine girmesini faydalı bulduğu suyun temizlik/berraklık derecesi, kanyonun kirliliği gibi faktörler dikkate alınmamıştır. Bu faktörlerden suyun temizliği özellikle uzun süreli kanyon geçişlerinde su taşımanın imkansızlığı yüzünden kanyonun zorluğunu etkilemektedir. Ayrıca kirli su zemini görsel olarak gizlediğinden dolayı atlayışı, yürüyüşü ve iple inişi zorlaştırmaktadır. Kanyonun kirlenmesi ve suyun dibinin görünmemesi ile kanyonun zorluğu artmakta kanyonun kalitesi azalmaktadır. Bu gibi nedenlerle zaman içerisinde kanyon derecelendirme değerleri güncellenebilir. Örneğin Horma kanyonu birkaç yıl öncesinde tesisleşme olmadan önce çok güzel bir kanyonken 2017 yılı itibari ile tesisleşme sonrası metal ve görsel kirliliğe uğramış ve maalesef güzelliğini kaybetmiştir. Yine aynı kanyonda kanalizasyon suyunun dereye karışması nedeniyle kanyoncular kirli sudan dolayı etkilenmişlerdir. HES’lerde kanyonlarda risk oluşturduğu için kanyon geçişlerinden önce gerekli idari ayarlamaların yapılması gerekmektedir.

Bölgesel/yerel derecelendirme sistemleri uluslararası kanyoncuların anlaması için ayrıntılı çalışma gerektirmektedir. ACA standardı ise coğrafi olarak ülkemizin coğrafyası ile çok örtüşmemektedir. Sonuç olarak bu çalışma ile ülkemizde keşfi yapılmış olan kanyonların özellikle FFME standardına göre derecelendirilmesi, bundan sonra keşfedilecek kanyonlara da bu standarda uygun zorluk derecesi verilmesi hem uluslararası kanyoncuların kullanımı açısından hem de kanyonun anlaşılabilirliği açısından önerilmektedir.

İlerleyen zamanda bu çalışmanın ışık tuttuğu kanyonların sınıflandırılmaları ve derecelendirmeleri kadar önemli ve hatta daha önemli bir konu olan kanyonların teknik raporlarında bulunması gereken özelliklere ilişkin bir çalışma yapılması planlanmaktadır.

5. TEŞEKKÜR

Çalışmaya katkılarından dolayı sayın Prof. Dr. Gıyasettin Demirhan’a teşekkür ederiz.

6. KAYNAKLAR

  1. David Black, Canyoneering: A Guide to Techniques for Wet and Dry Canyons
  2. tdk.gov.tr
  3. http://www.canyoninginsardinia.com/en/canyoning-history.html
  4. http://www.chroniques-souterraines.fr/dossiers/Speleologie/01_Explorations/2013canyoning.pdf
  5. http://wasatchmag.com/first-descents-the-history-of-canyoneering/
  6. http://www.kad.org.tr
  7. https://canyonmag.net/technical/essentials/grading/
  8. http://canyon.carto.net/cwiki/pub/openlayers/Canyonkarte.html?
  9. http://www.milliyet.com.tr/kanyon-anil-i-geri-vermedi-gundem-1587337/
  10. https://foreverdiscovery.wordpress.com/2017/09/

 

Copyright © 2018 Tüm hakları Anadolu Kanyon İhtisas Spor Kulübü Derneği’ne aittir.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.